Avrupa’da 26 Ülke Arasında 24. Sıradayız. İngilizce Eğitiminde Nerede Yanlış Yapılıyor?

Bu yazı  edumag.net ve  huseyindemirtas.net sitesinden alınmıştır.

Avrupa’da 26 Ülke Arasında 24. Sıradayız. İngilizce Eğitiminde Nerede Yanlış Yapılıyor?

İngilizceyi konuşma veya anlama konusunda Türkiye, 72 ülke arasında 51’inci sırayla durumu vahim olan ülkeler arasında ne yazık ki. Avrupa ülkeleri için arasında daha kötü bir sonuç hakim; 26 ülke içinde 24. sıradayız. İngilizce öğrenmekteki asıl problemimiz ise bu dersin iletişim dili olarak değil de sanki bir coğrafya dersi gibi öğretilmesi. Dil bilgisinin hakim olduğu bu dersler kısa bir süre sonra bıkkınlık veren bir duruma dönüşüyor ve öğrencilerin ilgisini çekmiyor.

Öğrencilerin, Türkçe bilmeyen anadili İngilizce olan kişilerle bir araya getirilmemesi büyük bir sorundur. Hem konuşma hem de dinleme egzersizleri maalesef yetersiz seviyede. Uzun süren ders saatleri öğrencileri ilgisizleştiriyor ve bitse de gitsek moduna sokuyor. Sayıca çok sınıflarda öğrenmek hiç de kolay olmuyor, geçmiş nesil öğretim sistemi ise artık işe yaramıyor. Öğrenciler öğrendiklerini sahada yapamıyor ve kendini geliştirmekte zorlanıyor.

İngilizce eğitim kaç yaşında başlamalı?

Yabancı dil eğitiminin 3 yaşından önce başlaması tavsiye ediliyor. Genellikle herhangi dilin akışkan bir şekilde kullanımı 4 yaşından sonra mümkün oluyor. Lakin 3 yaş öncesi çocuklar bir yabancı dile ne kadar fazla maruz kalırlarsa bu dili konuşmaları o kadar basit oluyor. 0-3 yaş arasındaki bebekler bile ana dili dışında bir yabancı dile maruz kalırsa “aynı anda öğrenme” denilen yöntem ile her iki dili de kavrayabiliyor. Dolayısı ile doğumdan itibaren yabancı dil eğitimi, en azından bebeği öğretilmek istenen dile maruz bırakarak, onunla konuşarak ve farklı müzikler dinleterek başlatılabiliyor.

Sıfırdan İngilizce Öğrenmek: İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir?

Sıfırdan İngilizce nasıl öğrenilir, İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir, İngilizce çalışmaya nereden başlamalıyım ya da adım adım İngilizce öğrenmek istiyorum, ne yapmalıyım gibi sorular öğrencilerden sık sık aldığım sorular.

Bu sebeple yıllardır hem kendim deneyip kullandığım hem de kendi öğrencilerimin kullanıp başarılı olduğu adım adım İngilizce çalışma yöntemlerini sizinle bu derste paylaşacağım. Biraz uzunca bir ders olacak ama hayatınıza İngilizce kadar etki edecek bir konuda emeğinize ve dikkatinize değecek.

Sıfırdan İngilizce Öğrenmek için bir Yol Haritası

Bu Yazı Hayatınızı Değiştirebilir. Neden mi?

Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda size İngilizce öğrenmeyi mantık çerçevesinde bütünsel bir şekilde anlatacağım. Yani belki de ilk defa dil öğrenirken tüm resmi göreceksiniz.

  • Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü belki de ilk defa İngilizceyi korkulacak bir dil değil adım adım tamamlanacak ve sonu güzel bir yol olarak göreceksiniz.
  • Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda dilbilimden, psikolojiye, teoriden, pratiğe, Trabzon’dan, Boğaziçine, İngiltere ve Amerika’ya uzanan bir dil serüveninden seçilmiş paha biçilmez ipuçları var.
  • Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü başka kimsenin şu anda size anlatacaklarımı bir arada size anlattığını ya da anlatacağını düşünmüyorum. Klasik eğitim sistemi ve kurslar ne halde, benden daha iyi biliyorsunuzdur.

Peki Böylesi Değerli Bir Şeyi Neden Paylaşıyorum?

İnsanların değerli bilgiyi rekabet avantajı olarak görüp sakladığı bir dönemde maddi ve manevi değeri bu derece yüksek bilgileri sizinle neden paylaşıyorum?

Bence en temelinde İngilizceyi bir ülke meselesi olarak görüyorum. Her gün İngilizce sebebiyle hedeflerine ulaşamayan insanlardan mesajlar alıyorum. İngilizce yok terfi yok, İngilizce yok yeni iş fırsatı yok, İngilizce yok hayal ettiği lisansüstü programa kabul yok, İngilizce yok yurt dışı eğitim bursu yok. İngilizce yok, sorun çok.

Herkesin aktif ve akıcı bir şekilde İngilizceyi ikinci bir dil olarak konuşabildiği bir ülkede bilgiye ve eğitime erişim, uluslararası rekabet ve kaliteli iş gücü ve inovasyonun artacağına ve bunun ülkemize milyarlarca dolar katkısı olacağına inanıyorum. Bu bağlamda İngilizce şahsi bir mesele olmanın yanı sıra ayrıca bir ülke meselesi. O sebeple bu konunun çözülmesi gerekiyor ve ben de kendi üzerime düşeni yapmaya gayret ediyorum.

İkincisi doğru rehberliğe herkesin hakkı olduğuna inanıyorum. Maalesef ve maalesef dil eğitimi de pek çok alan gibi ciddi anlamda ticarileşmiş bir durumda. Ticaretle bir sıkıntım yok. Ben de kitaplarımı, eğitimlerimi ve hizmetlerimi satıyorum. Ancak sıkıntılı bulduğum nokta piyasada çoğu zaman insanların boş boş dersler, teknikler ve programlarla oyalanıp vakitlerinin, paralarının ve umutlarının çalınması. 2 yıl kursa gidip de 2 satır yazı yazamıyorsanız aldatılmışsınız demektir. Acı ama gerçek bu. Ben bu durumu çalıştırdığım, rehberlik ettiğim pek çok öğrencide görüyorum. A üniversitesine, B kurumuna, C kursuna gitmiş ama İngilizce öğrenmenin mantığı bir türlü kendisine anlatılmamış. Sonra da herhalde bende bir sorun var sanıyor kişi. Hayır sizde bir sorun yok. Eğer bu satırları okuyup anlıyorsanız o zaman İngilizce öğrenecek kapasitedesiniz. Bunu hem bir hoca olarak hem de bu işin literatürünü okumuş bir araştırmacı olarak söylüyorum.

Bu yazı ve paylaşacağım derslerle hayatınıza olumlu bir katkı yapmayı hedefliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir