AVRUPA’DA ALMANYA FAKTÖRÜ

Bu yazı https://www.myfikirler.org sitesinden alınmıştır.

 

Almanya, hem toplam nüfusu hem de nüfusun eşit dağılımıyla ideal bir pazar derinliği sunuyor. Lüks markaların bile Almanya’da rahatlıkla yedi farklı şehirde konumlanabileceğini söyleyen Cushman & VVakefield Yönetici Ortağı Toğrul Gönden, “Daha düşük fiyatlı markaların büyüme potansiyeli düşünüldüğünde ise prensipte 30’dan fazla şehirde konumlandırma gerçekleştirilebilir” diyor.

Henüz Türk markaların fazla radarında olmasa da 35 milyonluk nüfusuyla Fas ve 40 milyonluk nüfusuyla Cezayir ise ilgi çeken diğer ülkeler arasında. Her iki ülkenin de Arap Baharı’nı nispeten çok büyük sorunlar yaşamadan atlattığına dikkat çeken Toğrul Gönden, her iki ülkede de uluslararası marka açısından büyük bir açık olduğunu vurguluyor.

20 milyonluk nüfusuyla Romanya, diğer pazarlardan küçük olmasına rağmen yüksek büyüme hızıyla ve nispeten daha yüksek satın alma gücüyle bazı Türk markalar için önemli bir pazar olarak görülüyor. Diğer Balkan ülkelerinde olduğu gibi Romanya’da da erkek giyim konusunda büyük bir açık var ve Türk erkek giyim markaları bu açığı kapatma potansiyeline sahip.

İYİ ANALİZ ETMELİ

Toğrul Gönden’e göre, yurtdışına açılmak isteyen bir marka için en önemli konu kültürü ve pazar dinamiklerini iyi anlamak. En çok gözlemlenen hatalar arasında ise özellikle ilk lokasyonların yanlış seçimi ve çoğu zaman yeterince pazarlama bütçesinin ayrılmaması başta geliyor. Çok basit ama göz ardı edilen bir diğer konunun ise insanların telaffuz edemedikleri markaların pazarda konumlandırılması olduğunu söyleyen Gönden, bu markaların yeni pazarlarda tutunmakta zorlandığını belirtiyor.

Uzmanlara göre, yeni mağazalar açmadan önce mağaza portföyünü gözden geçirip verimliliği artırmak doğru bir yaklaşım. Kârlılığı artırmak için ele alınabilecek birçok parametre var. Mağaza ürün gamı, mağaza büyüklüğü, pazarlama stratejisi, rekabet durumu analizi, tedarik zinciri ve kiralama stratejisine kadar birçok faktörün karlılığa önemli etkisi olabiliyor.

Yabancı bir ülkede iş kurabilmek, oralarda ekmek parası yerine pasta parası çıkarmak hepimizin fikrinden, aklının huzmesinden geçmiştir çok kez.

Türkiye’de bazı finansal işler yolunda gitmiyor. Bir bakıyorsunuz esnafın bir kısmının işleri yolunda giderken,yüzleri gülerken, birtakım ensaflar kepenklerin kapanması telaşından bahsediyor. Aynı şekilde borsada da işler yolunda gitmiyor gibi görünüyor. Dövizin yükselmesi kimi çevrelerce yeni bir ekonomik kriz dalgası mı yayılıyor acaba diye soruyor. Ama sokağa bir çıkıyorsunuz, çarşılar vızır vızır. İnsanlar da para var. Arabalara baktığımızda bile bunu anlayabiliyoruz.

Ancak yine de yurt dışında iş yapma fikri zaten sadece yoksulluktan, dar boğazdan, yoksunluktan doğmaz. Bazıları sırf başka şubeler açarak zenginliğini, ürününü, marka değerini yükseltmek arttırmak için de yurt dışında iş kurma fikrine kapılabilir. Bazen şartlar zorlar, bazen ise insan kendi koşullarını kendi yaratır.

Yurtdışından mal temin edip Türkiye’de satmak hazır konumuz yurt dışından söz açılmışken yurt dışından orada iş kurmadan faydalanmanın da mümkün olduğunu hatırlatalım. Yurt dışından mal temin etmek ve bunu kendi memleketimizde satmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken özellikler, kaçınması ve uzak durması gereken riskler nelerdir, okuyup hep beraber görelim.

Dil: 

Gideceğiniz ve sınırları içerisinde iş kuracağınız ülkenin dilini bilmek zorundasınız. Öyle çat pat – derdini anlatacak kadar dil bilgisi size bir yarar sağlamaz. İş kurmak için bir çok kişiyle toplantı yapacak, birilerine talimat yapacak, gerekli yerlere bizzat kendiniz başvuracaksınız. Bu açıdan bakıldığında dil bilmemeniz absürt sahnelere gebe olacaktır. Gidiyorsunuz adamların belediyesine. Ben sizin ülkede iş kurmak istiyorum diyorsunuz. Adam anlamadım diyorsunuz. Zira adamın kullandığı dilden haberiniz yok.

Adama demezler mi hem memleketimde iş kurmak istiyorsun hem dilimi bilmiyorsun. O halde ne haddine, ne hakla buraya geliyorsun? Yanınızda tercümanla dolaşmak ve iş kurma arefesinde önce çevirmene bir sürü para bayılmak zorunda kalmıyorsanız, iş kurmak istediğiniz ülkenin dilini öğrenmeniz gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir